ONLİNE SHOP ANA SAYFA KUMAŞ İPLİK KONFEKSİYON EV TEKSTİLİ MAKİNA DİĞER  
(26.07.2006)
  
 
Tekstil sektörünün geleceği
 
Tekstil sektörünün geleceği
 

Artık Türkiye?nin tekstil alanında bize oranla çok daha düşük ücretle çalışan ve daha uzun seneler çalışacağa benzeyen bazı ülkeler ile mesela Çin ya da Hindistan ile rekabet etmesi adeta olanaksız.

 

İçinde bulunduğumuz çağın herhalde temel özelliği dönüşümün hızının ya da fizik biliminden ödünç alınan daha doğru bir tabir kullanmak gerekir ise ivmesinin yüksek oluşu.

16. ya da 17. yüzyılda yaşanan büyük dönüşümlerin varlığı hepimizin malumu ama bu dönüşümler ile günümüzde yaşanan dönüşümler hem doğaları hem de daha önemli olmak üzere hızları açısından birbirinden çok farklı.

İçinde yaşadığımız çağın temel özelliklerinden biri geçmişin çok önemli mesleklerinin ve mal, hizmet üretimlerinin çok büyük bir hızla ortadan kalkmaya doğru yönelmesi.

Bu temel gerçek ve trend günümüzde pratik olarak iki açıdan çok önemli bir yere sahip.

Birinci önem, ülkemizin geleceğe yönelik stratejik üretim ve ticaret sektörlerinin saptanmasında yatıyor; burada stratejik kelimesini askeri anlamda kullanmadığımı söylemeye gerek yok.

İkinci önem ise bugünlerde üniversite, fakülte ve belki de meslek seçimi yapacak gençlerin kararlarını verirken dikkate alacakları faktörlerden kaynaklanıyor; bazı üretim dalları ve tipleri yani bazı meslekler önümüzdeki on-yirmi sene içinde ortadan kalkacaklar, bu çok açık, gençlerin de tercihlerini bu doğrultuda çok iyi rehberlik hizmeti alarak yapmaları gerekiyor.

Bu kısa ve kaçınılmaz girişten sonra günümüzde en çok tartışılan, ülkemize senede yirmi milyara yakın döviz sağlayan, çok önemli istihdam yaratan (kayıtdışılık nedeni ile istihdam konusunda net rakam vermek zor) tekstil sektörünün geleceğini ele almak istiyorum.

Tekstil ve özellikle standart tekstil yaklaşık üç asırdır emek yoğun bir sektör olma özelliğini koruyor.

Bu sektör 18. yüzyılın başlarında İngiltere-Manchester?da bir bulut olarak doğuyor ve çok uzun seneler bu şehre, bu ülkeye yani İngiltere?ye rahmetini, yağmurunu yani zenginliğini bırakıyor; Dünya tarihinin en büyük dönüşümlerinden biri olan sanayi devrimi biraz da doğuşunu Manchester?a ve tekstile borçlu.

Rahmetini uzun seneler İngiltere üzerinde bırakan tekstil sektörü pardon bulutu yavaş yavaş doğuya doğru kayıyor; ancak, benim burada yavaş yavaş dediğim on seneler hatta bazen elli seneler alıyor, bunu da bilelim.

Ücret maliyet faktörüne bağlı olarak bulut yavaş yavaş daha düşük ücretli ülkelere doğru kayıyor, Fransa?ya, İtalya?ya, Yunanistan?a ve daha sonra da bizim üzerimize yerleşen tekstil bulutu bize de rahmetini uzun seneler yağdırıyor.

Aradan geçen çok uzun senelere ve yapısal dönüşüme uğrayan sektöre rağmen tekstil göreceli olarak emek yoğun bir sektör olmayı sürdürüyor; burada bahsettiğim doğal olarak hep standart tekstil, ?haute couture? yani çok yüksek katma değerli tekstil üretimi başka bir alan.

Bugün gelinen noktada ise artık Türkiye?nin tekstil alanında bize oranla çok daha düşük ücretle çalışan ve daha uzun seneler çalışacağa benzeyen bazı ülkeler ile mesela Çin ya da Hindistan ile rekabet etmemiz adeta olanaksız.

Bu sektörde Çin ya da Hindistan ile küresel rekabete girebilmek bulutu gök yüzünde sabitlemek ile eş anlamlı; bulutu ne kadar tutabilir iseniz tekstilde de o kadar Çin ile rekabete girebileceksiniz, bunu da unutmayalım.

Tekstilde daha uzun seneler rekabetçi olabilmemiz bizim de ücretlerimizi Çin ya da Hindistan düzeyine çekmemiz ile mümkün ve bunu da isteyecek aklı başında birinin bu ülkede yaşayabileceğine inanmak istemiyorum zira Hindistan düzeyinde ücret demek Hindistan düzeyinde kişi başına gelir anlamına gelebilir ve pek arzu edilir bir şey olmasa gerek.

Korumacılık, kota uygulamaları gibi iktisat dışı yöntemler ile standart tekstil üretiminin bizim coğrafyamızda biraz daha tutunmasını belki sağlayabilirsiniz ama bunun da sonu yok, üstelik yan etkileri de hiç arzulanan etkiler değil.

Korumacılığa aldanıp bu sektöre üretim kaydıracak yatırımcının bu korumacılığın DTÖ kuralları gereği en fazla üç yıl sürebileceğini de birileri anlatması lazım; yok DTÖ?yü de devre dışı bırakırız diyen biri var ise benim bu konuda diyeceğim zaten pek kalmıyor.

Geriye kalan yegane çözüm yüksek katma değer yaratan tekstil dallarına yani marka ?haute couture?e yönelmek ama bu da çok köklü bir gelenek gerektirdiği için kolay bir konu değil, üstelik yaratacağı istihdam da çok sınırlı.

Tekstil alanında ülkemizin yakın vadede çok önemli stratejik kararlar alması gerekiyor; her günlük gecikmenin refah ve istihdam maliyetleri çok büyük olacak, bunu iyi görelim.


-REFERANSGAZETESI-


Bu haber 1370 defa okundu

<- önceki                  sonraki ->
  
Bu haberle ilgili herhangi bir yorum yapılmadı
  
 
 
  Ad Soyad :  
  Email :    
  Başlık :  
  Yorum :  
                             
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan kumasci.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
 
Önceki Haberler :
  
26.07.2006 Trikocular güçlerini interaktif iletişim ağıyla birleştirecek
26.07.2006 EGS ortakları umutlarını İpekyolu Vadisi'ne bağladı
26.07.2006 Türk modası CPD Dusseldorf Fuarı'nda büyük ilgi görüyor
24.07.2006 Dünyaca ünlü Uşak halısı yaşam savaşında
24.07.2006 Desa Deri'nin "Desa Concept" markası tescil edildi
20.07.2006 Mavi Jeans zenginlerin markası olacak
20.07.2006 Adıyaman, tekstilde Ortadoğu'nun Paris'i olacak
20.07.2006 IF Fuarı 24-26 Ağustos'ta Tüyap Beylikdüzü'nde
20.07.2006 GAP Tekstil, 50 milyon USD murabaha sendikasyonu
20.07.2006 Mısırlı Mısır'da yatırımdan vazgeçti
17.07.2006 Royal Halı'nın gözü büyük kentlerde
17.07.2006 Konfeksiyonda indirim yüzde 80'i buldu
17.07.2006 IF Konseyi'nden sektöre 'tek fuar' çağrısı
17.07.2006 Hazırgiyim ve konfeksiyon ihracatı yılın ilk yarısında geriledi
14.07.2006 İTO Giyimkent Bölge Temsilciliği açıldı
14.07.2006 Tekstil ve hazır giyimciler ortak hareket edecek
14.07.2006 Tekstil ve konfeksiyoncuların gözü dünya ikinciliğinde
14.07.2006 Diyarbakır'dan Silk&Cashmere'e ipek zarf ambalajı
14.07.2006 Tekstil ve Hazır Giyim Konseyi kuruldu
14.07.2006 Türk Tekstil Ürünleri Fuarı New York'ta başladı
11.07.2006 Sanayide çarklar hızlandı
11.07.2006 'Hükümetle TÜSİAD arasında kriz var'
11.07.2006 Ayko, Yunanistan'dan 1 milyon euro bekliyor
11.07.2006 İHKİB'den, Portekiz'le "Büyük Moda İşbirliği"
10.07.2006 SPK'dan Altınyıldız'a tahvil ihracı için ek süre
10.07.2006 Türk tekstilciler Çin'in komşusu Kazakistan'da atağa geçti
10.07.2006 IF Konseyinin yeni başkanı Reha Erekli
07.07.2006 Bulgaristan'a TIR geçişleri askıya alındı
04.07.2006 DHL'den New York'taki Tekstilciye % 25 İndirim
04.07.2006 Edip İplik'te Olağanüstü Genel Kurul, 25 Temmuz'da