ONLİNE SHOP ANA SAYFA KUMAŞ İPLİK KONFEKSİYON EV TEKSTİLİ MAKİNA DİĞER  
(20.07.2006)
  
 
Mısırlı Mısır'da yatırımdan vazgeçti
 
Mısırlı Mısır'da yatırımdan vazgeçti

 

Geçtiğimiz yıllarda kotalar yüzünden yaşadığı sıkıntıları aşmak için tekstil fabrikasını önce Bulgaristan ve Gürcistan'a taşıyan, daha sonra da Pakistan'da yatırım yapan Fikret Mısırlı, Mısır'da yapmayı düşündüğü yatırımından vazgeçti. Yurtdışına kaçışın kalıcı bir çözüm olmadığını savunan İzmirli işadamı Mısırlı, "Dışarda şansımızı yaratmaktan ziyade içerdeki imkanlarımızı hükümetle, sektör temsilcileriyle el ele vererek zorlayıp uygun ortamı yaratmalıyız" dedi.

Geçtiğimiz yıllarda kotalar yüzünden yaşadığı sıkıntıları aşmak için tekstil fabrikasını önce Bulgaristan'a, sonra Gürcistan'a taşıyan daha sonra Pakistan'da yatırım yapan Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği eski Başkanı Fikret Mısırlı, Mısır'da yapmayı düşündüğü yatırımından vazgeçti. Yurtdışına kaçışın kalıcı bir çözüm olmadığını savunan İzmirli işadamı Mısırlı, "Dışarda şansımızı yaratmak ve stratejimizi geliştirmekten ziyade içerdeki imkanlarımızı hükümetle, sektör temsilcileriyle el ele vererek zorlayıp uygun ortamı yaratmalıyız" dedi.

Mısır'ın dönemsel olarak avantajlı görüldüğünü ve bunu ABD'nin bu ülkeye tanıdığı imtiyaza bağlayan Mısırlı, bir diğer avantajın da bu ülkede çok kaliteli pamuk yetişmesi olduğunu dile getirdi. Mısırlı, tekstil ve konfeksiyon sektörünün entegre olamamasının bu ülkenin bir dezavantajı olduğunu, ihtiyacı olan ana hammaddesini üretecek kapasitesinin olmadığını, yan sanayinin gelişmediğini dile getirdi.

Mısır'ın maliyetler açısından avantajlı olduğunu anlatan Mısırlı, "İşgücü maliyetindeki farktan dolayı Mısır'a gitmek cazip değil. Türkiye'de daha cazip olanakların yaratılıp yaratılamayacağı araştırılmalı. Geçtiğimiz yıllarda başka ülkelere kaçışı, sektörün silahı gibi gösterip birtakım şartların burada yaratılması için kullandık. Gidip de oralarda kalıcı olunamadı. Bunun Türkiye'ye de çok büyük faydası yok. Bu ülkelere gitmek değil, burada hep beraber el ele vererek bizim avantaj ve dezavantajlarımızı, o ülkelerin uygulamalarını gözönünde bulundurarak, o ortamı burada hazırlamalıyız. Böylelikle bir anlamda yeni macera aramanın önüne de geçilmiş olur" dedi.

Başka ülkede Türkiye'ye rakip yaratıyoruz

Mısır'a yatırım konusunu etüt ettiğini ve yatırım kararından vazgeçtiğini vurgulayan Mısırlı, edindiği tecrübelerden yeni bir arayışın farklı birşey kazandırmayacağını anladığını belirterek, "Pakistan'da mevcut bir ortaklığımız devam ettiği için Mısır'a yatırım projesinden uzağız. Pakistan'daki işimize daha fazla gayret etmemiz lazım. Güçleri tekrar tekrar bölmek zor. Mısır, Pakistan, Bulgaristan'a Gürcistan'a gitmek kısa vadede çözüm gibi görünse de kalıcı olma şansı maalesef yok. O günkü koşullarda bu ülkelere gitme deneyimi atlattık. O yıllarda kotalar ön plandaydı, maliyet faktörleri ikinci plandaydı. Bugün kotalar yok, maliyet faktörleri ön plana çıktı. Türkiye olarak fasonculuğuna soyunduğumuz bir işi başka fason bir ülkeye götürüyoruz. Dolayısıyla kalıcı bir çözüm değil. Başka bir ülkede kendi ülkemize rakip yaratıyoruz" diye konuştu.

Başka ülkelere kaçışın sonu yok

Maliyet artışları nedeniyle yurtdışına kaçışların devam ettiğini vurgulayan Mısırlı, bunun işlerin yürümesi açısından cazipmiş gibi görünse de kalıcı ve uzun vadede bir strateji olmadığını, sadece bu dönemi kurtarmaya yönelik olduğunu dile getirdi. Yurtdışındaki işlerin başında olunmadığı için de sıkıntılar yaşandığını anlatan Mısırlı, "Pakistan'da organizasyon içinde kontrol edebilme kabiliyetim olmadığı için yaklaşık iki yıldır kârlılık oranını ve verimliliği istediğim noktaya getiremedim" dedi.

Türkiye'de de 5048 sayılı yasayla getirilen teşviklerle benzer imkanların sunulduğunu hatırlatan Mısırlı, "Dışarda şansımızı yaratmak ve stratejimizi geliştirmekten ziyade içerdeki imkanlarımızı hükümetle, sektör temsilcileriyle el ele vererek zorlamalıyız. Ortak noktada birleşip 5048'deki uygulamada gördüğümüz somut aksaklıkların giderilmesi ve buna bağlı olarak da yeni birtakım ilave düzenlemelerle kendi ülkemizde oluşturabilecek bir ortamı yaratmamız lazım. Vietnam'a, Mısır'a kaçışın sonu yok. Her giden proje, müşteri olarak gidiyor. Bunların tekrar Türkiye'ye dönme olasılıkları zayıf" şeklinde konuştu.

AB için konsept geliştirmeliyiz

Türkiye'nin AB'nin ikinci büyük tedarikçisi olduğunu, ABD'nin de 6. sıralarına düştüğünü vurgulayan Mısırlı, Türkiye'yi birinci lige taşıyacak konsept geliştirmek gerektiğini ifade etti. Mısırlı, bu konuda sektör temsilcilerine ciddi görevler düştüğünü dile getirdi. Türkiye'nin vizyonunu geliştirmesinde önünü tıkamanın hiçbir mantığı olmadığını savunan Mısırlı, şöyle devam etti: "Çünkü gelinen noktada, bu ekonominin bu sıcak para politikasıyla yürümesi mümkün değil. Bir ay önce yaşadıklarımızı 3 ay sonra da yaşayabiliriz. Sürekli yaşamamıza rağmen biz bu dersi almıyoruz. Türkiye, sıcak para ve faiz cenneti. Bu ekonominin istihdam ve üretim boyutunun içine katılması, dış ticaret boyutunun geliştirmesi gerekiyor, Türkiye'nin başka çıkış noktası yok. Türk tekstil ve konfeksiyon sektörü olarak biz buna daha yakınız. Türkiye bu noktada ihracatını artırabilir."

Herkes Maradona olamaz

Moda ve marka yaratmanın çok zor bir süreç olduğunu vurgulayan Mısırlı, Türkiye'de 40 bin adet tekstil ve konfeksiyon ihracatçısı olduğunu, bunların hepsinin moda-marka olma ihtimalinin olmadığını savunarak, "Herkes Maradona olacaksa kaleye kim geçecek? Türkiye'nin böyle bir durumu var" dedi. Moda, marka ve akıllı tekstillere yönelmenin önemli olduğunu ancak bunlar için de önce para kazanmak gerektiğini vurgulayan Mısırlı, para kazanmadan moda yaratmanın mümkün olmadığını dile getirdi. Mısırlı, yabancı parayı ülkeye getirip de buna faiz ödemektense Türk sanayicisinin ihracatını özendirecek uygulamalar yapmak gerektiğini ifade etti.

Avrupa'ya marka yaratmak için Bebe Tekstil'i kurdu

Panel Tekstil'in artık dış ticaret şirketi olduğunu belirten Mısırlı, Avrupa'ya moda-marka yaratmak için de 1 yıl önce Bebe Tekstil'i kurduklarını bildirdi. Gıda sektöründe faaliyet göstermek amacıyla Gusto adında bir şirket kurduklarını hatırlatan Mısırlı, ihracata yönelik kurdukları bu şirketin de lokal kaldığını dile getirdi. Mısırlı, iç piyasaya yönelik bazı firmaların bayiliklerini aldıklarını, dağıtım ve organizasyonlarını yaptıklarını bildirdi. Tariş-Tat'ın çıkardığı Mercan Rakı ve diğer yan ürünlerin de pazarlamasını yaptıklarını belirten Mısırlı, yıl sonuna kadar 5 milyon dolar ciro hedefi koyduklarını kaydetti.

Üretime ceza

Tekstil ve konfeksiyondan çıkarken üretici olmamaya, herhangi bir sektörde üretim yapmadan kalmayı düşündüklerini bu niyetle gıda sektörünü seçtiklerini anlatan Mısırlı, "Konfeksiyonda da yine üretici kimliğimizden çıkıp daha çok organizasyona ve pazarlamaya yönelik bir şirket konumuna geldik. Bebe Giyim'deki ihracatımızda kupon tarzı mallar var. O günkü üretimden çıkalım dediğimiz noktada rekabet edilemez bir kur vardı. Biz pazarlamaya yönelik bir şirket kuralım diyorduk. Şunu gördük ki Türkiye'de üretim cezalandırılmak gibi bir şey. Böyle ithalatı özendiren bir kurla üretim yapmak mantıklı değil. Türkiye'nin bu yanlıştan döndüğünü gördüğümüz noktada üretimi düşünebiliriz" diye konuştu.

 

Siyaset, sivil toplum başkanları ile olmuyor

Üç yıldır sürdürdüğü AKP İzmir İl Başkan Yardımcılığı görevini bu dönem bırakan Mısırlı, görevi bırakma nedenini de şöyle açıkladı:

"Sektöre ve bölgeme faydalı olmak için siyasetin içine girerek çalışmanın bir imkanı olmadığını gördüm. Genel politikaların dışına çıkmak mümkün değil. Siyasete girip, çıkmamım en büyük sebebi Türkiye'de siyasetin bizim gibi sivil toplum örgütü başkanları ile olmadığını görmem. Türkiye'de mutlaka bir teşkilat altyapısının olması gerekiyor. Sonradan siyasetin bu noktasından girdiğinde aynı görüş ve mesafede olmadığın birçok insan çıkıyor, beraber yürüyemiyorsun.


-DUNYA-


Bu haber 1973 defa okundu

<- önceki                  sonraki ->
  
Bu haberle ilgili herhangi bir yorum yapılmadı
  
 
 
  Ad Soyad :  
  Email :    
  Başlık :  
  Yorum :  
                             
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan kumasci.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
 
Önceki Haberler :
  
17.07.2006 Royal Halı'nın gözü büyük kentlerde
17.07.2006 Konfeksiyonda indirim yüzde 80'i buldu
17.07.2006 IF Konseyi'nden sektöre 'tek fuar' çağrısı
17.07.2006 Hazırgiyim ve konfeksiyon ihracatı yılın ilk yarısında geriledi
14.07.2006 İTO Giyimkent Bölge Temsilciliği açıldı
14.07.2006 Tekstil ve hazır giyimciler ortak hareket edecek
14.07.2006 Tekstil ve konfeksiyoncuların gözü dünya ikinciliğinde
14.07.2006 Diyarbakır'dan Silk&Cashmere'e ipek zarf ambalajı
14.07.2006 Tekstil ve Hazır Giyim Konseyi kuruldu
14.07.2006 Türk Tekstil Ürünleri Fuarı New York'ta başladı
11.07.2006 Sanayide çarklar hızlandı
11.07.2006 'Hükümetle TÜSİAD arasında kriz var'
11.07.2006 Ayko, Yunanistan'dan 1 milyon euro bekliyor
11.07.2006 İHKİB'den, Portekiz'le "Büyük Moda İşbirliği"
10.07.2006 SPK'dan Altınyıldız'a tahvil ihracı için ek süre
10.07.2006 Türk tekstilciler Çin'in komşusu Kazakistan'da atağa geçti
10.07.2006 IF Konseyinin yeni başkanı Reha Erekli
07.07.2006 Bulgaristan'a TIR geçişleri askıya alındı
04.07.2006 DHL'den New York'taki Tekstilciye % 25 İndirim
04.07.2006 Edip İplik'te Olağanüstü Genel Kurul, 25 Temmuz'da
04.07.2006 Tekstilciler platformda birleşti
04.07.2006 Tekstilci, Mısır, Arjantin ve Meksika'dan destek bekliyor
04.07.2006 Vakko Beyoğlu?ndan nereye gidiyor?
30.06.2006 Tekstilde hassasiyetlere dikkat önerisi DTÖ'de tartışma yaptı
30.06.2006 Süvari, bu yıl 9 mağaza açıp yüzde 40 büyüyecek
30.06.2006 Bisaş SSK'ya olan borcu yapılandırdı
30.06.2006 Tekstilciler çareyi birleşmekte buldu
28.06.2006 'Türkiye önemli pazar' diyen İtalyanlar 160 firma ile fuarda
28.06.2006 Vergi iadesi aylığa dönüyor
28.06.2006 ITM 2006'ya 42 ülkeden 1200 firma katılıyor